Medya üretimi sektöründe çoğu kişi seslendirme ve dublajın aynı şey olduğunu düşünür. Oysa seslendirme ve dublaj mesleki olarak aynı işe işaretmiş gibi görünse bile bu tamamen yanlıştır. Nasıl olduysa sektöre yabancı kişilerin yanlış kullanımlarından bir ağız alışkanlığı olduğunu düşünüyoruz. Peki seslendirme ve dublajın tanımı tam olarak nedir? Nasıl kullanılır? Dilerseniz bu iki sektör teriminin tanımını yaparak işe başlayalım.

 

Seslendirme: Tanıtıcı, anlatıcı ve reklam amaçlı yapılan görsel veya işitsel içerikleri oluşturan metinlerin belirli kurallar (diksiyon, vurgu, tonlama vb.) dahilinde seslendirmen tarafından okunması ve stüdyo ortamında kaydedilmesidir. Medya üretimi sektöründe kullanılan ‘seslendirme’ kelimesin tam ve akademik olarak tanımı budur. Seslendirme; reklam filmi, tanıtım filmi, santral sistemleri, radyo ve televizyon reklamları, kapalı devre sistem anonsları vb. gibi projelerde ihtiyaç duyulan hizmettir ve bu mecralarda kullanılır.

 

Dublaj: Sinema, dizi, belgesel vb. gibi projelerde karakterleri farklı dilde veya aynı dilde yeniden konuşma işlemine dublaj diyoruz. Dublaj; genellikle konuşması veya sanatçı tarafından dublajını yaptığı karaktere sesiyle mimikler vererek karakterin aynı ifadelerinde ve uygun senkronda yapılır. Dublaj yapılırken aynı dilde dudak senkronu önemliyken farklı dilde önemsenmez lakin süreye sadık kalınır. Dublaj sanatçısı belirli teatral yeteneklere sahip olmalıdır. Farklı birtakım kurallar gerektirmez.

Yukarıdaki belirttiğimiz tanımlarda da görüleceği gibi seslendirme belirli kurallar bütününde yapılması gerekirken dublaj teatral bir yetenek gerektirmektedir. Medya üretimi sektörünün kendine özgü bir jargonu vardır. Sektörde kullanılan ‘bir reklam dublajı yaptırmak istiyorum’ ifadesi yanlış kullanılmıştır. Doğru ifade ‘bir reklam seslendirmesi yaptırmak istiyorum’ şeklindedir. Veya ‘bir film seslendirme castı oluşturmak istiyorum’ ifadesi yerine ‘bir film dublaj castı oluşturmak istiyorum’ daha doğru bir ifade olacaktır. Bunun gibi ‘ben seslendirme sanatçısıyım’ sözünü söyleyen kişinin kuvvet ile muhtemel şarkı söyleyen vokal birisi olduğu düşünülebilir ancak bunun yerine ‘ben ses sanatçısıyım’ ifadesi şarkı söyleyen kişi olduğunu daha güzel anlatır.

Seslendirme dünyasına uzak olan insanların doğru bildiği birçok efsane yanlış vardır. İşte bu yanlışlardan birkaçı:

  1. Seslendirmeleri hep aynı kişiler yapıyor

Pek de öyle sayılmaz. Artık her zamankinden daha çok çeşitlilik söz konusu. Farklı seslere karşı artan yeni ilgiyle, çok daha fazla sanatçı artık bu işten para kazanıyor.

  1. Büyük bir şehirde yaşamıyorum, yani seslendirme sanatçısı olma konusunda şansım yok.

Aslında, fırsatlar günümüzdeki kadar çok olmamıştı. Herkesin masa üstünde hatta cebinde yer alan gelişmiş teknoloji sayesinde dünyanın her yerinden seslendirme yapmak artık çok kolay. Tabi ki kullanmayı biliyorsanız.

  1. Seslendirme ajansları yeni yeteneklerin peşinde değiller, yani kendimi göstermem imkânsız.

Bu doğru değil. Diğer ajansları bilmiyoruz ama biz her zaman yeni yeteneklerin peşindeyiz; çünkü eğlence dünyasının her zaman yeni seslere ve yorumlara yeri vardır. Burada sadece yapmanız gereken size ait herhangi bir reklamı, şiiri, repliği, belgeseli, tanıtım filmini cep telefonunuza kaydedip, mail yoluyla tarafımıza ulaştırmak.

  1. Seslendirme sanatçıları çok uçuk paralar kazanıyor.

Bu doğru değil. Seslendirme sanatçıları dublaj sanatçılarına ve sesinin niteliğine göre biraz fazla kazanıyor olabilir. Lakin bu rakamlar çok uçuk rakamlar değil.