Bu hafta kulağıma bazı yanlış kelimeler geldi. Üstelik mesleğe yabancı birisinden gelse bu kadar uzun yazmazdım emin olun. Medya üretimi sektöründe zaman zaman bazı yanlış kullanılan deyimleri ve kelimeleri düzeltiyoruz. Dolayısıyla bu haftaki yazımızda ‘seslendirme oyunculuğu’ deyiminin aslının neden ‘mikrofon oyunculuğu’ olması gerektiğini sizlere anlatmaya çalışacağım. Eski deyimle film ve dizilerde karakter konuşulması seslendirme mi dublaj mı? Tabi ki dublaj. Peki bunun modern hali neden seslendirme oyunculuğu olsun? Dublaj, karakteri yeniden konuşma işleminin teknik adıdır. Meslek adı neden seslendirme oyunculuğu olsun? Kamera önü oyunculuğu adı altında meslek tanımı yapılırken neden mikrofon oyunculuğu meslek tanımı yapılmadığını merak ediyoruz. ‘Yok efendim mikrofon çok teknik kaçar dediler, bizde ‘seslendirme oyuncusu’ olsun bari dedik’. Karar aldık bu böyledir. 😊 Sektörde o kadar çok yanlış kullanım var ki. Üstelik bu yanlış kullanımlarla dernekler kuruluyor, kulüpler oluşturuluyor. Bunlar devletin resmi literatürüne, sektöre yabancı yetkililer tarafından hiçbir araştırma yapılmadan sokuluyor, sonrada ayet muamelesi görüyor.

 

‘’Seslendirme sanatçısı seslendirir. Dublaj sanatçısı konuşur.’’

Şimdi gelin kelimelerin köklerine inerek biraz felsefe yapalım. Seslendirme ve dublaj kelimelerin anlamlarından murad edilen manaları size daha evvelki yazılarımızda anlatmıştık. Seslendirme; markaya, ürüne, hizmete ses verme işinin teknik adıdır. Meslek adı ise seslendirme sanatçılığıdır. Mesleği icra eden kişiye seslendirme sanatçısı denir. Dublaj; gerçek bir karakteri, oyuncuyu (kendisi dahil), anime karakteri konuşmak demektir. Dublaj bu konuşma işleminin teknik adıdır. Meslek adı ise mikrofon oyunculuğudur. Mesleği icra eden kişilere dublaj sanatçısı veya mikrofon oyuncusu denir.

 

Sesi olan bir şey seslendirilmez, yeniden konuşulur.

Filmde karakterin sesi zaten var. Sen neyini seslendiriyorsun? Bakınız; Ses-lendirme, sesi olmayan bir şeye ses vermek. Renk-lendirme, rengi olmayan bir şeyi renklendirmektir. Kelimelerin kökenlerini iyi bilen kişi seslendirme, dublaj gibi kelimeleri doğru yerlerde kullanması gerekir. ‘Aman efendim buna böyle dendi bizde bu şekilde kullanıyoruz’ bu tamamen taasubiyettir.

Hatta diğer bir zaviyeden bakıldığında seslendirme; ses vermek eyleminden hasıl olan ismi faildir ve Türkçedir. Dublaj ise Fransızca ‘doublage’ kelimesinden Türkçeye uyarlanan karşılığıdır. O zaman seslendirme ismi fail ise ‘seslendirme oyuncusu’ her hâlükârda doğru bir kullanım olmuyor.

Geçenlerde stüdyoda çok değerli iki dublaj sanatçısını ağırladım. Hakikaten işlerinde son derece başarılı iki sanatçı. Seslendirme dublaj üzerine konuştuk ve faydalı bir konuşma oldu. Bu sohbette bana yanlış gelen ve ilk defa duyduğum bir kullanım ile karşılaştım. ‘Bir filmde rol alan oyuncunun kendisini konuşması seslendirmedir’ denildiğini ilk defa duydum. İnsanın mantık süzgecinden geçirip düşündüğünde sesi olan bir karaktere nasıl ses-lendirme yapabilirsin sorusunu sorası geliyor. Tabi amacım tenkit etmek değil sadece tespit etmek. Bu sohbette duyduğum bu deyim mantık süzgecimden geçemedi. Amacım bu yanlış kullanımların yerine doğru kullanımları sektörü bilen tecrübeli insanlarla teati yaparak çoğaltmak. Sohbetten aldığım çok değerli notlar olduğunu da söylemeliyim. Çok teşekkür ederim.

Efendim hasıl-ı kelam, seslendirme ve dublaj kelimeleri teknik birer isimdirler. İkisinin tek ortak yönü ikisinde de mikrofon kullanıldığı. Eylem olarak tamamen birbirinden ayrı birer iş. Zaman zaman yönettiğim ajansa gelen başvurularda bu yanlış kullanımları bariz bir şekilde görüyorum. Başvuru sırasında ‘ben dublörlük için gelmiştim’ diyen bile var. Bu güzel başvuruyla size veda ediyorum haftaya farklı bir yazımız ile yine beraber olmayı ümit ediyoruz. Hoşça kalınız.