Seslendirme Sanatı İcracıları

Seslendirme Sanatı İcracıları

Seslendirme Sanatı İcracıları

Seslendirme ve dublaj özetle, herhangi bir yazılı metne, şiire, romana, makaleye, habere ya da karaktere sesle hayat vermek demektir. Seslendirme ve dublaj sanatını İcra eden kişiye ise, seslendirme ve dublaj sanatçısı denir.

Konuyu ele alırken “Seslendirme Sanatı İcracısı” ve “Dublaj Sanatı İcracısı” olarak ayırmak faydalı olabilir. seslendirme ve dublaj aslında ortak özellikleri olmasına rağmen birbirinden farklılık gösterir.

Seslendirme ve Dublaj Sanatı

Dublaj ve seslendirmede, sanatçıların yaptığı iş bir görüntüye konuşmak olarak bilinir ve bu sebeple her ne kadar sanki aynı gibi anlaşılsa da aslında birbirinden farklılık gösterir. Bu farklılık konuşacakları proje içeriğine göre ayrıştırılır.

Seslendirme; Kamera dışı veya sahne dışı yorum olarak da bilinir. Bir sesin karakter olarak karşılığı olmadan, radyoda, televizyon yapımında, film yapımında, tiyatroda kullanıldığı bir yapım tekniğidir. Bugün hayatımızın birçok anında maruz kaldığımız seslendirme çalışmalarına örnek verecek olursak, öncelikle sesli ve görsel yayın mecralarındaki reklamlardan bahsedebiliriz. Reklamlara konu olan marka, ürün veya hizmet hakkındaki reklam metinlerini okuyarak müşterisine kampanya duyurusu yapan veya yenilikler hakkında bilgi veren sesler, seslendirme yapmaktadır. Bu reklamlarda konuşan kişinin herhangi bir karakter karşılığı bulunmaz, sadece sesleri duyulur. Ya da metrolarda yapılan durak anonsları, müşteri hizmetlerinde kullanılan santral anonsları da sürekli hayatımızda olan seslendirme çalışmalarına güzel birer örnektir.

Dublaj; daha önce başka bir dilde konuşulmuş olan karakterler için yeniden yerel dil ile konuşma tekniği ya da kimi zaman Türkçe seslendirilmiş fakat beğenilmemiş bir karaktere yeniden ses verme tekniğidir. Dublajlama yapılırken yabancı yapımlarda dil farkından dolayı tam bir eşitleme olamasada Türkçe dublaj yapılırken dudak senkronizasyonunu tutturmak çok önemlidir.

Bunlar haricindeki diğer farklara değinecek olursak; dublajda ekrandaki karakterin oyununu birebir yapabilmek için tiyatral yetenekler ön plana çıkarken seslendirmede tiyatrallık, doğru tonlama ve vurgu, karakteristik sesler bir bütün olarak ön planda olmalıdır. Çünkü hiç bir görüntü veya ses olmadan metnin duygusunu dinleyiciye hissettirebilmek kolay değildir. O sebeple seslendirmeyi yalnızca seslendirme sanatçıları yapabilirken dublajı hem dublaj sanatçıları, hem de seslendirme sanatçıları rahatlıkla yapabilir.

Türkiye’de Seslendirilen İlk Türk Filmi

Türkiye’de ilk seslendirilen Türk filmi, 1960 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından çekilen “Bir Millet Uyanıyor” filmidir. Türkiye, seslendirme ve dublaj konusunda dünyada başarılı olmuş bir ülkedir. Seslendirme ve dublaj konusunda yeteneğini kanıtlamış, bu işi en güzel şekilde icra eden sayısız sanatçıya sahiptir. Özellikle birçok dizide ve filmde oynayan dünyaca ünlü olmuş yıldızlara seslerini veren, sesleri adeta onlarla özdeşleşen, ses olarak çok iyi tanıdığımız ve bildiğimiz seslendirme ve dublaj sanatı icracılarımız mevcuttur.

Son yıllarda dizi, film, belgesel, animasyon sayılarının çoğalması ile birlikte Türkiye’de de seslendirme ve dublaj sanatını icra etmek isteyen adayların sayısı artmıştır. Çeşitli kurslarla, özel derslerle bu sektöre inanılmaz sayıda istekli bireyler yetişmekte ve her geçen gün sayıları artmaktadır. Ancak seslendirme ve dublaj sanatını en iyi şekilde icra edebilmek, kendini sektörde kanıtlamak, tercih edilen, aranan bir ses olabilmek için çok çalışmak ve gelişmek gerekmektedir. Sürekli okumak, araştırmak, ses, nefes egzersizleri yapmak, bol bol pratik yapmak çok önemlidir.

Seslendirme ve dublaj sanatı icracısı olmak isteyen adaylar önlerinde uzun bir yol olduğunu, çok çalışacaklarını, yorulacaklarını göze alarak bu yola çıkmaları gerektiğini iyi bilmelidirler.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp ile Hızlı Destek